18 Ekim 2021

HULUSİ BABA’DAN “JEST”

SEN NEYE GÜVENİYORSUN DİYORLAR,
SEN NEDEN YORULMUYORSUN?

Mesut Arda, 1925 doğumlu Beşiktaş’ın yaşayan en eski kongre üyesi. Kabataş Erkek Lisesi mensubu, Süleyman Seba’nın çocukluk ve yol arkadaşı. Birlikte “İDEALİST” grubun en hızlı gençlerinden. Benim en yaş almış semt ağabeyim. Her Akaretler çocuğu gibi fırçalarını düzenli yediğim değerim, her şeye rağmen bilirim ki her günümde yanımdadır. İlk seçildiğimiz gün Süleyman Ağabey ile sırt sırta oradaydı. Son seçimde onun da yerine en önde bastonu ile yerini almıştı. İdealist kardeşliği böyledir.

Hulusi Özdurmaz, 1927 doğumlu. Beşiktaş’ın en yaş almış 2 numaralı Divan Kurulu üyesi. 1945 yılı Kabataş Erkek Lisesi mezunu. Namı ile Baba Kartal. Her zaman yaşamıyla bir zerafet dersi. Bizlerin sadece futbol, basketbol değil yaşamımızın kritik her zamanında yanımızda duran bir yaşam dersimiz. İlk okullaşacağız Hulusi abi dediğimde; saatlerce 1950’lerden beri bu idealin hangi aşamalardan geçtiğini anlatan artık bunu görelim diyen. Okul açıldığında bizleri özellikle ilk 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında ziyaret edip tüm okulu gezen, her kademede başka duygu seli ile kucaklaştığımız BABA KARTALIMIZ.

Şimdi bu hafta içinde olan 2 olay üzerine bu başlangıç sorusunu sormak ve cevaplamak gereği duydum.

Pazartesi günü saat 09.30 telefon çalar.

  • Evlat günaydın.
  • Hulusi Baba Günaydın. Nasılsın?
  • Çok iyiyim vaktini almadan söyleyeyim. “Sana Ağustos ayında gönderdiğim kitaplara kütüphanemden 350 kitap daha hazırladım. 8 koli tek tek kolilerin dışında göreceğin şekilde isimlerini listeledim. Devam ediyorum ama daha göndereceğim. Saat 11.00’de okulda olur. Ben kütüphanedeki İclal kızımla da görüştüm. Haberi var seninde bilgin olsun.”
  • Hulusi abi gönülden teşekkür ederim. Sen evde bunları yaparken mutlu isen ben daha mutluyum. Yardım edelim desem şimdi fırça da yeriz.
  • Evlat bizi bu 2 kurum hayata verdi. Bize de düşen artık son ana kadar elimizden geldiğince bu yuvaya destek olmak.
  • Hulusi abi, ne demeliyim ? İyi ki hayatımdasın.

Veda cümleleri ile telefon kapanır.

Saat 12.00

8 kolide 352 kitap listeli, tasnifli Ahmet Taner Kışlalı Kütüphanesi’ndedir. Ağustos ayındaki yaklaşık 300 Hulusi Özdurmaz bağışı kitap artık 650 adedi bulmuştur.

Çarşamba günü Saat 16.50 telefon çalar. Sessizde olduğu için duymam. Saat 17.25 geri ararım.

  • Mesut amca özür dilerim. Telefonum sessizde idi. Beni aramışsın.
  • Anıl nasılsın?
  • Gayet iyiyim Mesut Amca.
  • Şimdi beni iyi dinlemeni istiyorum.Vaktin var mı?
  • Tabii ki Mesut Amca.
  • Sana 3 yaşında bir çocuk göndereceğim. ( aramızda olan özelliklerini bildirir.) Bu çocuğun Atatürk’ün yolunda büyümesi çok önemli ve ben ömrüm yettiğince onu destekleyeceğim. Benim hangi avantajlarım varsa onunla paylaşmak istiyorum.
  • Mesut amca yarın saat 11.00 için aileyi ve çocuğu bekliyorum. Ben emanetini aldım. Demek ki benim ömrüm de yettiğince senin bu sözünün ben de arkasında olacağım. Merak etme.
  • Ben sana söyleyeceğimi söyledim.
  • Ben anlamam gerekeni anladım Mesut Amca
  • Başka nasılsın? Çocuklar, ailen nasıl ?
  • Hepsi ellerinden öperler. Şu pandemi biraz daha izin versin buluşalım.
  • Valla öyle. Bak ne diyeceğim?
  • Dinliyorum: Mesut Amca
  • Bu okul işi çok ama çok önemli.
  • Biliyorum Mesut Amca.
  • Sen beni anladın.
  • Gayet iyi. Bu masada söz verdiğimiz gibi.
  • Hadi yarın beni ara, sonucu bildir.
  • Hiç merak etme.
    Ertesi gün aile gelir. 2 saat üzerinde bir süre görüşülür. 96 yaşında bir çınarın Atatürk’ün yolunda büyümesi önemli duası ile 3 yaşında bir çocuk okullu olur. Evlat artık okulludur.

Şimdi ben soruyorum size;

Bize bu emeği verip, güvenip ideallerini teslim etmiş, 95’li yaşlarda onların bu İDEALİSTLİĞİ karşısında;

  • Benim ve/veya çalışma arkadaşlarımın, mütevellilerimizin yorulma hakkı var mı?

-ASLA YOK.

-BİZİM SORUMLULUĞUMUZ TAŞ
ÜSTÜNE TAŞ KOYAN BU İDEALİSTLERE ve ÜLKEMİZİN GELECEĞİ TÜM GENÇLERİMİZEDİR.

Sizlere nice sağlıklı günler, keyifli günler diliyorum. Ve tüm kalbimle tekrarlıyorum.
İyi ki varsınız Cahit Mesut ARDA
İyi ki varsınız Hulusi ÖZDURMAZ…